Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatı ve Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları

Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatı ve Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları

İslam aleminin baş tacı Peygamber efendimizin (s.a.v) hayatını bu yazımızda sizlere detaylı bir şekilde anlatacağız. Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatını aşağıdaki bağlantılara tıklayarak büyük bir heyecan ve aşkla okuyabilirsiniz. İşte Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatı ve Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları...

Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatı ve Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları

İslam aleminin baş tacı Peygamber efendimizin (s.a.v) hayatını bu yazımızda sizlere detaylı bir şekilde anlatacağız. Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatını aşağıdaki bağlantılara tıklayarak büyük bir heyecan ve aşkla okuyabilirsiniz. İşte Peygamberimiz Hz Muhammed'in (s.a.v) Hayatı ve Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları...

Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları

İslâm"ın Mekke"de yayılmaya başlaması ile Mekke halkı iki kısma ayrıldı. l) Müslümanlar, 2) Müslümanlığı kabûl etmeyen müşrikler.
 
Müşriklerin, Müslümanlara karşı davranışları, sırasıyla beş safha geçirdi: Alay, hakaret, işkence, ilişkileri kesme (boykot), memleketten çıkarma ve öldürme (şiddet politikası).
 
1- ALAY VE HAKARET DÖNEMİ

Kureyşliler başlangıçta Hz. Muhammed (s.a.s)"in Peygamberliğini önemsememiş göründüler. İmân etmemekle beraber, putlar aleyhine söz söylemedikçe, Hz. Peygamber (s.a.s.)"in dâvetine ses çıkarmadılar. Yalnızca, Rasûlullah (s.a.s.)"i gördüklerinde, “İşte gökten kendisine haber geldiğini iddia eden…” diyerek eğlendiler. Müslümanları alaya alıp küçümsediler. Böylece “alay devri” başlamış oldu.
 
Kurân-ı Kerîm, onların bu tutumlarını bize bildirmektedir.

“Suçlular, şüphesiz mü"minlere gülerlerdi. Yanlarından geçtiklerinde, birbirlerine göz kırpıp, kaş işâretiyle istihzâ ederlerdi. Arkadaşlarına döndüklerinde, eğlenerek (neş"e içinde) dönerlerdi. Mü"minleri gördüklerinde, “bunlar gerçekten sapık kimseler” derlerdi. (el-Mutaffifîn Sûresi, 29-32)
 
Putlarla ilgili, “Siz de; Allah"ı bırakıp tapmakta olduklarınız (putlar) da, hiç şüphesiz Cehennem odunusunuz…” (el-Enbiya Sûresi, 98) anlamındaki âyet-i kerîme inince, müşrikler son derece kızdılar. Artık Müslümanlara düşman olup, hakaret ettiler. Böylece, “hakaret devri” başladı.
 
Kureyş"in puta tapıcılıkta yararı vardı. Mekke puta tapıcıların merkezi durumundaydı. Kâbe ve civârındaki putları ziyâret için gelenlerle Mekke hergün dolup taşıyor, bu yüzden Kureyş, hem para, hem itibâr kazanıyordu. Mekke"de Müslümanlık yayılırsa bütün bu menfaatler elden gittiği gibi, diğer kabîleler Kureyş"e düşman olabilirlerdi. Üstelik Müslümanlık herkesi eşit sayıyor, soy-sop, asâlet, zenginlik-fâkirlik farkı gözetmiyordu. Bu yüzden Kureyş ileri gelenleri Müslümanlığı kendi çıkarları için tehlikeli gördüler. Müslümanlığın yayılmasını önlemek ve ortadan kaldırmak için her çâreye başvurdular.
 
2- İŞKENCE DÖNEMİ

a) Kureyş"in Ebû Tâlib"e Başvurması:

Kureyş"in ileri gelenlerinden Utbe b. Rabia, Şeybe b. Rabia, Ebû Cehil, Ebû Süfyan, Velîd b. Muğıra, Âs b. Vâil ve Âs b. Hişâm"dan oluşan bir hey"et Hâşimoğullarının reisi Ebû Tâlib"e gelerek:
 
“Kardeşinin oğlu ilâhlarımıza hakaret ediyor, dinimizi yeriyor, bizi aptal, dedelerimizi sapık gösteriyor. Ya O bu işten vazgeçsin, yahut sen himâyeden vazgeç de, biz hakkından gelelim…” dediler. Ebû Tâlib onları tatlılıkla savdı.(67) Hz. Peygamber (s.a.s.)"in eskisi gibi görevine devam ettiğini görünce yeniden Ebû Tâlib"e geldiler.

 “Artık sabır ve tahammülümüz kalmadı. Ne olacaksa olsun, iki taraftan biri yok olsun, diğeri kurtulsun…” diye tehdit ettiler. Ebû Tâlib durumun nâzik olduğunu gördü. Bütün Kureyş"e karşı koyamazdı. Yeğeni Hz. Muhammed (s.a.s.)"e durumu anlatarak:
 
-”Bak oğlum, akraba arasında düşmanlık sokmak iyi olmaz. Sen yine dinine göre hareket et, ama onların putlarını aşağılama, onlara sapık deme. Kendini de , beni de koru, bana gücümün üstünde yük yükleme…” dedi. Hz. Peygamber (s.a.s.) üzüldü. Artık amcası da kendisini koruyamıyacaktı. Müslümanlar henüz sayıca az ve zayıftı. Mübârek gözleri yaşlarla dolarak:
 
-”Ey amca, Allah"a yemin ederim ki, onlar sağ elime Güneş"i, sol elime de Ay"ı koysalar, ben yine görevimi bırakmam…” diyerek ayrılmak üzere yerinden kalktı.Yeğeninin gücenmesine dayanamayan Ebû Tâlib:
 
-”Ey kardeşimin oğlu, istediğini söyle, yemin ederim ki, seni hiç bir zaman, hiç bir şey karşısında himâyesiz bırakacak değilim.” dedi.(68) Daha sonra Ebû Tâlib, Hâşimoğullarını toplayarak durumu anlattı ve Kureyş"e karşı âile şerefi adına Hz. Peygamber (s.a.s.)"in korunmasını istedi. Ebû Leheb"den başka bütün âile fertleri, Müslüman olsun, olmasın, bu teklifi kabûl ettiler.(69)
 
b) Kureyş"in Hz.Peygamber (s.a.s)"e Başvurması

Ebû Tâlib"e yaptıkları mürâcaatlardan bir sonuç alamayınca Kureyş uluları bizzât, Hz. Peygember (s.a.s.)"e geldiler:
 
-”Yâ Muhammed! Sen soy ve şeref yönünden hepimizden üstünsün. Fakat Araplar arasında, şimdiye kadar hiç kimsenin yapmadığını yaptın; aramıza ayrılık soktun, bizi birbirimize düşürdün. Eğer maksadın zengin olmaksa, seni kabîlemizin en zengini yapalım. Reislik istersen, başkan seçelim. Evlenmek düşünüyorsan, Kureyş"in en asil ve en güzel kadınları ile evlendirelim. Eğer cinlerin kötülüğüne kapılmışsan, seni tedâvî ettirelim. İstediğin her fedakârlığa katlanalım. Bu davâ"dan vazgeç, düzenimizi bozma…” dediler. Rasûlullah (s.a.s.):
 
-”Söylediklerinizden hiç biri bende yok. Beni Rabb"ım size Peygamber gönderdi, bana kitâp indirdi. Cenâb-ı Hakk"ın emirlerini size tebliğ ediyorum. İmân ederseniz, dünya ve âhirette mutlu olursunuz. İnkâr ederseniz, Cenâb-ı Hak aramızda hükmedinceye kadar sabredip bekleyeceğim. Putlara tapmaktan vazgeçip, yalnızca Allah"a ibadet ediniz….” diye cevâp verdi.
- “Bizim 360 tane putumuz Mekke"yi idâre edemezken bir tek Allah dünyayı nasıl idâre eder…” diyerek gittiler.(71) “O kâfirler, içlerinden bir uyarıcının (Peygamberin) geldiğine şaştılar. "Bu yalancı bir sihirbâzdır" dediler. O (Peygamber) bütün ilâhları tek bir Tanrı mı yapmış? Bu cidden şaşılacak birşey… dediler”. (Sa"d Sûresi, 4-5). c)

İlk Müslümanların Gördükleri Eza ve Cefalar Müşrikler, Ebû Tâlib ve Hz. Peygamberle yaptıkları görüşmelerden netice alamayınca Müslümanlara ezâ ve işkenceye başladılar.(72) Hz. Ebû Bekir, Hz. Osman gibi kuvvetli ve itibârlı bir âileye mensup olanlara pek ilişemiyorlardı. Fakat kimsesiz, fakir Müslümanlara, özellikle köle ve câriyelere cihân târihinde eşine rastlanmayan vahşet derecesinde işkenceler yapıyorlardı. Ebû Füheyke, Habbâb, Bilâl, Suhayb, Ammâr, Yâsir ve Sümeyye bunlardandı. Safvân b. Ümeyye"nin kölesi olan Ebû Füheyke, efendisi tarafından her gün ayağına ip bağlanarak, kızgın çakıl ve kumlar üzerinde sürükletilirdi. Demirci olan Habbâb, kor hâlindeki kömürlerin üzerine yatırılmış; kömürler sönüp kararıncaya kadar, göğsüne bastırılarak kıvrandırılmıştı.

Ammâr"ın babası Yâsir, bacaklarından iki ayrı deveye bağlanıp, develer ters yönlere sürülerek parcalanmış, kocasının bu şekilde vahşice öldürülmesine dayanamayıp müşriklere karşı söz söyleyen Sümeyye, Ebû Cehil"in attığı bir ok darbesiyle öldürülmüştü.(73) Halef oğlu Ümeyye, kölesi Habeşli Bilâl"i hergün çırılçıplak kızgın kumlar üzerine yatırır, göğsüne kocaman bir taş koyarak güneşin altında saatlerce bırakır; Hz. Peygamber (s.a.s.)"e küfretmesi, Müslümanlığı terk etmesi için ezâ ederdi. Birgün, ellerini ayaklarını sımsıkı bağlayarak boynuna bir ip geçirmiş, sokak çocuklarının eline vererek çıplak vücûdunu kızgın kumlar üzerinde Mekke sokaklarında sürütmüştü.

Sırtı yüzülüp kanlar içinde kalan Bilâl, bu durumda yarı baygın halde bile “Ehad, Ehad” (Allah bir, Allah bir) diyordu.(74) Anne ve babası vahşice öldürülen Ammâr, gördüğü işkencelere dayanamamış, müşriklerin istedikleri sözleri söylemişti. Ellerinden kurtulunca, ağlayarak Hz. Peygamber (s.a.s.)"e durumu anlatmış, Rasûlullah (s.a.s.)"de: “Sana tekrar eziyet ederlerse; kurtulmak için yine öyle söyle” demişti.”(75) Hz. Ebû Bekir, müşrik sâhiplerinin işkencelerinden kurtarmak için, yedi tane Müslüman köle ve câriyeyi büyük bedeller ödeyerek satın alıp âzâd etmişti. Rasûlullah (s.a.s.)"in müezzini Bilâl bunlardandı.(76) Hâşimîlerden çekindikleri ve Ebû Tâlib"in himayesinde olduğu için önceleri Rasûlullah (s.a.s.)"in şahsına dokunamıyorlardı. Zamanla “mecnûn, falcı, şâir sihirbaz” gibi sözler söylemeğe başladılar. En sonunda fırsat buldukça O"na da hakaret, işkence ve her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmediler.

Geçeceği yollara dikenler döküyorlar, üzerine pis şeyler atıyorlar, kapısına kan ve pislik sürüyorlar, evinin önüne pislik atıyolardı. Bir defa Harem-i Şerifte namaz kılarken “Ukbe b. Ebî Muayt” saldırıp boğmak istemiş, Hz. Ebû Bekir kurtarmıştı (77) Başka bir zaman, Kâbe"nin yanında namaz kılarken, Ukbe b. Ebî Muayt Ebû Cehil"in teşvikiyle yeni kesilmiş bir devenin iç organlarını, secdeye vardığında üzerine atmış; kızı Fâtıma yetişip üzerindeki pislikleri temizledikten sonra, başını secdeden kaldırabilmişti.(78) Müşriklerin kötülükleri giderek dayanılmaz bir duruma gelmiş. Müslümanlar Mekke"de barınamaz hâle gelmişlerdi.

Hz Muhammedin Hayatı Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Çocukluk Dönemi
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Gençlik Dönemi
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Evlilik Dönemi
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Çocukları
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Kabe"nin Tamirinde Hakemliği
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Peygamber Oluşu
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

İslamda İlk İbadet
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

İlk Müslümanlar
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin İslama Daveti
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Habeşistan'a Hicret
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Hicreti
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Katıldığı Savaşlar
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Bedir Savaşı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Uhud Savaşı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hendek Savaşı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Mekke'nin Fethi
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Veda Hutbesi
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Vefatı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Güzel Ahlakı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Hadisleri
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Eşleri ve Çocukları
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!

Hz Muhammedin Kısaca Hayatı
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın..!


EFENDiMiZ_10052014

KAYNAK: Hervakit.com

YASAL UYARI:Sitemizde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapılmaktadır. Sitemizde yayınlanan haber ve tüm içerikler ancak ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

Her Vakit -   [69]

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı
Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Email:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde hervakit.com sitesinin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Dini Bilgiler Haberleri

  • Çocuklarda şükran hissin eğitimiÇocuklarda şükran hissin eğitimi

    Yeri ve gökleri yaratan Allah kutsal kitabı Kur'an - ı Kerim'de sık sık kendi nimetlerini insanlara hatırlatarak, onları şükretmeye davet ediyor. Her şey dahil olmak üzere insanların teşekkürüne muhtaç olmayan

    27.08.2015 19:37
  • Alay ve Dalga Geçmenin HükmüAlay ve Dalga Geçmenin Hükmü

    kimlerin ahlaki ve cismi özelliklerine gülmek veya güldürmek maksadıyla olağanüstü şekilde beyan veya taklit edilmesine denir.

    24.08.2015 13:43
  • Kadın ve erkeğin fıtrî muhabbetiKadın ve erkeğin fıtrî muhabbeti

    fıtrat bakımından Allah eşler arasında önceden muhabbet yaratmıştır. Fakat çoğu zaman insanlar kendi hataları ile bu muhabbete darbe indiriyorlar.

    22.08.2015 12:22
  • Günahları Yok Eden NamazGünahları Yok Eden Namaz

    Namaz her müslümanın Allah'a karşı kulluk borcu, vicdan görevidir. Namaz yegane ibadet türüdür ki, hiçbir sınırlamaya bakmadan herkese ve her durumda önemlidir. Karşılaştırma için diyelim ki, orucu hasta

    18.08.2015 15:45

Video Galeri

Öne Çıkan Haberler

  • Avrupa'nın En Kirli AdamıAvrupa'nın En Kirli AdamıKış gecelerinde Ludwig şaxtadan korunmak için sıcak külün içinde yatıyor .
  • İlhame Bedelova'nın Türkiye'deki Oyunculuk Faaliyetiİlhame Bedelova'nın Türkiye'dekiATV tele kanalının sunucusu İlhame Bedelova Türkiye'deki oyunculuk faaliyeti hakkında konuştu.
  • Okul Eğitim Siteleri Neden Güncellenmez?Okul Eğitim Siteleri NedenMilli Eğitim Bakanlığı'nın en yararlı faaliyetlerinden birisi şüphesiz tüm okullara bir web sitesi yapmasıdır.
  • Üstad Bediüzzaman Said Nursi'den Gençlere MesajlarÜstad Bediüzzaman SaidBediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur külliyatının bir çok bölümünde gençlere yer vermişti. Gençlik dinamizmin tehlikelerine dikkat
  • Rüya Bitti Son Buldu O HayatRüya Bitti Son Buldu O Hayatİnsanların mutlu olduğu bir dünyaydı o dünya. Kavgadan,nefretten ve kinden uzaktı. Analar ağlamıyordu o dünyada ve çoçukların

Son Eklenenler