İntihar Etmek İstiyen Sevgiliye Masal

İntihar Etmek İstiyen Sevgiliye Masal

O, binanın çatısından aşağıya bakıyordu. Sevgilisi Ali dün araba kazasında ölmüştü. Ali 10 yılın sporcusu, yeni kurulan rock grubun başkanı idi. Birkaç üniversiteyi bitirmiş ve kendine iş kurmuştu. Eğer Deniz'e deselerdi ki, yarın Eifel kulesini Tokyo alacaktır, o inanırdı. Ama deselerdi ki, yarın Ali ölecek, Aysel gülümserdi derdi "Sanırım siz benim sevgilimi iyi tanımıyorsunuz - ölüm kendisi ondan korkuyor". Fakat Ali ölmüştü.

İntihar Etmek İstiyen Sevgiliye Masal

O, binanın çatısından aşağıya bakıyordu. Sevgilisi Ali dün araba kazasında ölmüştü. Ali 10 yılın sporcusu, yeni kurulan rock grubun başkanı idi. Birkaç üniversiteyi bitirmiş ve kendine iş kurmuştu. Eğer Deniz'e deselerdi ki, yarın Eifel kulesini Tokyo alacaktır, o inanırdı. Ama deselerdi ki, yarın Ali ölecek, Aysel gülümserdi derdi "Sanırım siz benim sevgilimi iyi tanımıyorsunuz - ölüm kendisi ondan korkuyor". Fakat Ali ölmüştü. Aysel de onun yanına gitmeyi hazırlanıyordu. O uzun taban ayakkabılarını çıkarıp çatının kenarına yaklaştı.

Son mektubunu annesinin yastığının üstüne bırakmıştı. yazmıştı ki, Ali'nin yanına gidiyorum. Her zaman çıktıkları çatıdan. Ali ile bu çatıya sık sık çıkardılar. Hep birlikte şehrin güzel manzarasına saatlerce izledi konuşurlardı. Şimdi Ali yok. Alisiz Ayselin de hayatı olamazdı. Çantasını kenara bırakıp çatının kenarına çıktı. Dikkatle aşağıya baktı, insanlar nokta gibi görünüyordu. Onu sevgilisinden ayrıran tek bir adım uzaklıktaydı. İşte o adımı atmak istediğinde sol tarafta ne ise bir karartı gördü. Bu başka bir kız idi. Saçları toplanmış mavi gömlekli bir kız. O ağlıyordu. Sanırım o da kendini atmak istiyordu.

Kız Ayseli görüp bir adım daha öteye yaklaştı. Aysel de kendini atmak istedi. Ama bu kız .. Bu kız .. Onun burda olması yersiz idi.. Eğer polis gelip deseydi ki, "kendini atma" Aysel hemen çullanırdı. Eğer Ebeveynleri deseydi, düşünmeden atlardı. Bu kız da ne ise deseydi Aysel kendini öldürecekti. Ama o bir şey demiyordu. O Ayseli hiç görmüyordu. Düşünceleri kendini atmaya karışmıştı. Aysel gücünü toplayıp atlamaya hazırlandı. Ama yok.. atlayamıyor..Hiç bir türlü fikrini toplayamıyordu. O kız ..O kız .. 

Aysel gayret edince kız bağırdı: - Neden? Rahat ölmek te mi yok ?! Burada da insanlar bana engel oluyor? !!! Aysel irkilip geri çekildi. Acaba o kız neden kendini öldürmek istiyor? Neden? Bu Ayseli ilgilendiren son şeydi . O yüzden sordu: - Sen neden kendini öldürmek istiyorsun? Kız Deniz'e ters-ters bakıp dedi: - Sanane. Sen kimsin ki, bana soru soruyorsun. sonra bir ara döndü. Benim sevgilim dün araba kazasında öldü. Ben de onun yanına gidiyorum. Aysel şaşırdı. Bu haber onu gerçekten şaşırttı. Olamazdı! Böyle bir tesadüf olamaz.

Aysel dedi: - Benim de sevgilim dün otomobil kazasında öldü. Kız ona dikkatle bakıp ağzı açık kaldı: - Olamaz. Dün kazada bir kişi öldü o da benim Alimdi. Aysel bir adım geri çekildi. Tüm vücudu esmeye başladı. - Nasıl yani? Sen niye bu dama çıkmışsın? Kız elini yüzüne götürüp ağlamaya başladı. - Biz Ali ile hep bu dama çıkardık. O bana yeni yazdığı şarkıları söylerdi. Bu sözleri söyledi kız bir adım daha öteye yaklaştı. Onda Aysel kızın elinden tutup onu geri çekti: - Dur bir dakika. Ne şarkısı? Sen kimden bahsediyorsun? Kız dizleri üstene yığıldı, saçları yüzüne döküldü. Yavaşça dedi: - Ben Ali'den söz ediyorum. Benim sevgilim Ali'den. Onun rock grubu vardı. Bana da şarkı yazmıştı, "Leyla"... benim adım Leyladır.

O zaman bana bu şarkıyı söylerdi. Ayselin gözleri doldu: - Olamaz! Ali benim erkek arkadaşım. Onun Fırtına grubu var. Ama Leyla şarkısını kimseye yazmadı. Leyla dediki: - Bağışla, biliyorum sen kimsin, ama görüyorum ki, senin kendini öldürmeye nedenin daha çok. Sen delisin !!! Ali benim erkek arkadaşım. Bu yüzüğü de o bana verdi. Bir ay önce nişanlanmışdık. Aysel dayanamayıp ağlamaya başlar. Olayların bu kadar karışık bir duruma gelmesini o tasavvur edemezdi. - Nasıl yani? Bir ay önce İstanbul'a gitmişti. Ben kendim onu ​​uğurladım. Leyla kinaye ile gülümsedi: - Biz İstanbul'da nişanlanmıştık.

Ama görüyorum ki, o burda boş durmamış. Benim sevglimi elimden almak istiyordun? bile- bile , onun nişanlısı var yine onunla geziyordun? Aysel dediki: - Ali, benim sevgilim. Ama her şey çok karıştı. Ne ise bir hata meydana geldi. Birkaç yıldır onu tanıyorsun? Leyla: - tamam Üç yıl  olacak. Biz haftanın 2 günü bu dama çıkardık. Aysel: - Ben de onunla bir yıldır tanışıyorum. Onunla fazla görüşmezdim. Güya işi vardı. Ama aslında seninle görüşüyordu! O ikimizi de aldattı. Leyla: - Geçen hafta demişti ki, yeni şarkı yazmak istiyorum adı "Deniz". Senin adın ne? Aysel başı ile düşüncelere dalmıştı. Leyla : - Demekki ikimizlə de oynuyordu. ben de ona göre kendimi atmak istiyordum. Alçak !! Yalancı! Fırıldak! Diyordu ki, evleneceğiz .

Özün de senin gibi kızlarla dönüyordu. Leyla çatının ortasında oturup dizlerini kucaklayıp ağlamaya başladı: - Hhh..hhh ... Hep böyle olur. Güzel oğlanlar sav kızları aldatıyor. Nitekim ona inanırdım? Öyle bilirdim ki, en iyi erkek odur. Öyle biliyordum ki, seviyor beni. Ama aslında yalancının biriydi. O bana layık değildi. Bənimle oyuncak gibi oynadı. Aysel de hönkürüb ağlamaya başladı. Bir anın içinde bir yıllık sevgisi bir nefrete dönüşmüştü. O Ali'den nefret ediyordu. Ali ona layık değildi. Onu aldattı. Çöp yerine koymuştu.

Aysel gözyaşlarını silip ayağa kalktı. Sonra Leyla'ya bakıp dedi: - Aptallık etme! Kendini atma! O buna layık değil! Sonra çantasını alıp yavaş -yavaş basamakları inmeye başladı . attiği Adım sesleri giderek uzaklaştıı. Sonra Leyla gözlerini silip gülmeye başladı. Şu an telefonuna çağrı geldi. - Alo - Alo Nergiz, neredesin, kızım? - Damdayam, baba. Binamızın çatısında. - Ne yapıyorsun orada? Düşeceksin gel eve. - Hiç, kuşlara bakıyordum. Şimdi geliyorum. Nergis telefonu kapattı. Aslında Nergiz bu binanın son katında kalıyordu. Nergis bir yıldan fazla idi ki, o binada oturup, hep çatılardan çıkan iki gencin konuşmasını dinliyordu. Onlar Nergizi tanımasalar da Nergiz onlara çok bağlanmıştı. Dün televizyonda Ali'nin öldüğünü duyunca bildi ki, Aysel yine bu çatıya gelecek.

Ona göre Nergis böyle bir masal düşünmüştü. Ali iyi bir çocuktu. Çatılarına okuduğu şarkılar da, Deniz'e söylediği sözler de, konuştuğu öyküler de çok ilginçti. Ama Ayselin yaşayabilmesi için Aliden nefret etmeliydi. Ayseli güçle de olsa çatıdan uzaklaştırdı. Ama o bunu yeniden deneyebilirdi.  Onun için böyle  bir masal uydurdu ki kendini öldürmek istemesin. O daha Ali'ye ağlamayacak üzülmeyecek. Onun yanına gitmek istemeyecek. Hayatını yeniden başlayıp Aliyi küçük bir hata olarak unutacak. Belki bu daha iyi? Belki kaybetmektense nefret etmek daha iyidir? Bilmiyorum. kimi zaman tanımadığımız insanlar bize bizden de yakın olur ...

Her Vakit -   [925]

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı
Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Email:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde hervakit.com sitesinin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Yararlı Bilgiler Haberleri

Video Galeri

Öne Çıkan Haberler

  • Avrupa'nın En Kirli AdamıAvrupa'nın En Kirli AdamıKış gecelerinde Ludwig şaxtadan korunmak için sıcak külün içinde yatıyor .
  • İlhame Bedelova'nın Türkiye'deki Oyunculuk Faaliyetiİlhame Bedelova'nın Türkiye'dekiATV tele kanalının sunucusu İlhame Bedelova Türkiye'deki oyunculuk faaliyeti hakkında konuştu.
  • Okul Eğitim Siteleri Neden Güncellenmez?Okul Eğitim Siteleri NedenMilli Eğitim Bakanlığı'nın en yararlı faaliyetlerinden birisi şüphesiz tüm okullara bir web sitesi yapmasıdır.
  • Üstad Bediüzzaman Said Nursi'den Gençlere MesajlarÜstad Bediüzzaman SaidBediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur külliyatının bir çok bölümünde gençlere yer vermişti. Gençlik dinamizmin tehlikelerine dikkat
  • Rüya Bitti Son Buldu O HayatRüya Bitti Son Buldu O Hayatİnsanların mutlu olduğu bir dünyaydı o dünya. Kavgadan,nefretten ve kinden uzaktı. Analar ağlamıyordu o dünyada ve çoçukların

Son Eklenenler