Çiçek ve umut Oku Huzur Bulacaksın

Çiçek ve umut Oku Huzur Bulacaksın

Çocukluğumun yedi yaşına kadarki altın dönemi tütün tarlalarında geçti. Altın çağı diyorum ki, renkleri, çiçekleri, ağaçları, küçük böcekleri, incecik yılan yavrularını, badem kabuklarını tanıdığım çağdır bu. Bende izlerini, içimdeki sihirli bakışlarımı içeme çeken çağ.

Çiçek ve umut Oku Huzur Bulacaksın

Çocukluğumun yedi yaşına kadarki altın dönemi tütün tarlalarında geçti. Altın çağı diyorum ki, renkleri, çiçekleri, ağaçları, küçük böcekleri, incecik yılan yavrularını, badem kabuklarını tanıdığım çağdır bu. Bende izlerini, içimdeki sihirli bakışlarımı içeme çeken çağ.

Sanki her şey bana gülümsüyordu: toprak, gökyüzü, badem ağaçları, gece-gündüz çiçekleri ... En güzel gülümseyen de koyu pembe açmış çiçekleri ile yüze gülen gece gündüzlərdi.

Akşam vakti gökyüzü huzura bürünür, kavak yaprakları nazlı nazlı kımıldanır ve biz ayaklarımızı yıkamak için çeşmenin başına inərdik. Yaşlı adamın öksürməyi veya hırıltılı nefes almayı gibi  su pompası sesi. Bu ses tüm tarlayı sarardı. Sus pompasına bazen babama Benzedirdim. Babam da öksürüyor, her öksürük sesi onun var olduğunu ispat ediyordu.

Ayaklarımızı ayaklarımızın altını gıdıklatırdı babam daima yanımızda olur, oturur, bizi seyrederdi. Annem yukarıda durup iyice uyumadan önce, yüzümüzü, ayaklarımızı sabunla yıkamamız için tembihlerdi: tertemiz olmaya çalışıyorduk. Babam bakışlarıyla hareketlerimizi tasdik eder, mavi gözlerinden sevgi akıdırdı kalbimize. Bu sevinçle biz kanatlanıp uçabilir bilirdik.

Önce ayakkabı tərliklərini su pompası demirine dik yerleştirir, betonun üstüne su döküp uyuduğumuz yerde gözlərdik. Gözlememiz bir iki dakika devam ederdi. Bekleme sırasında fikir-hayalimiz gece gündüz çiçeklerinin üstünde geçinirdi. Çiçekler su pompasına sarmıştı. Bunları annem ninem tohum atıp büyütmüşlerdii. Yemyeşil yaprakları, ince dalları birbirlerine öyle girmişlerdi ki, sanki el ele tutmuşlardı.

Akşam üstü koyu pembe çiçekleri yumulardı. Babamdan onların neden akşam vakti yumulmağının sebebini sorardım. Babam insanların geceleri uyuyarak dinlediklərini, gece-gündüz çiçeklerinin de dinlenmek ve uyumak için böylece yumulduklarını söylerdi. Ama buna inanmazdım. Çiçekler de yorulurlarmı ?! Çocuklar koşar, anneler, babalar tütün yaprağı toplar, babalar da ekim-biçinle meşgul olurdu. Bunlar yorulurlardı. Ya çiçekler? Onlar ne iş görüyorlardı ki, yoruluyorlar.

Inatla babamı kendi fikirlerime tabi tutmak isterdim, hep konuşurdum. Babam "Ben senin etrafında sık sık fırlansam başım döner, yorulduğumu hissedersin, değil mi?" - Diye sorardı. "Tabii ki!" - Söylerdim. "Bak, biz de çiçeklerin etrafında dolaşıp duruyoruz, onlar da bizim bu hərəkətimizdən yorulurlar" - derdi babam. Pembe çiçeklerin akşam yumulmaklarına ve boyun bükmələrinə üzülürdüm. Ama yarın tekrar açılacaklarını göreceğim için bu üzüntü çok olmazdı.

Her akşam ayaklarımızı yıkayan babam bize sabah çiçeklerin açtığı anı göstereceğine söz verir, biz bu anı bir türlü yakalamayı bilmezdik. En erkenden kalkıp bakınca bile görürdük ki, onlar açılmış. Taze, canlı ve umutla dolu görünürlerdi, gülümsemeyi de belki onlardan öğrenmiştim. Yapraklarının yeşil rengindeki parlaklık gözlerimize, çiçeklerindeki beyazlık yanaklarımza uçuşuyor, bu arada ayaklarımız da kurur ve babam bizi sarıp anneme veriyordu.

Tavan dediğimiz bölümde, çim adlı doğal sofrada mum yemeğimizi yiyor, gece gündüz çiçeklerinin çiçek açan Zamanı göreceyimizi hayal ederek uykuya dalar giderdik. Bu hayal öyle güçlüydü ki, geceler çok korktuğum baykuş seslerini bile duymazdım.

Sabahları annemle babam tütünlüyə giriyor, babamla annem nenem tarla evinde kalıyordu. Tütün derlemeye çok erken başlamak gerekiyor, ona göre de atıştırmalık tarlaya yapıldı. Annemle babamın atıştırmağını hep babam götürüyordu. Çayın üstünü iyice örter, tereyağlı ekmekleri birbirinin üstüne ten gelecek şekilde koyardı. Babam bu işi gördükten sonra bizi uykudan kaldırırdı. Gözümüzü açardık ki, hala güneş doğmayıp.tenceremizi sırtımıza atar, birlikte su pompası vadiye inərdik. "Çiçekler bizi beklemeyip, açtılar" diye babama şikayet ederdik. Babam "yarın" diye söz verirdi. Ne güzel şeydi sabahı beklemek! Çiçek açınca görmesek bile, çiçəkləyəndən sonra görmeye de mutlu olurduk.

Yüzümüzü su pompası soğuk suyuyla değil, çiçeklerin yeşil ve pembe leçekleri ile yıkamış gibi oluyorduk. Sonra babam elimizden tutup bizi baba-annemizin yanına götürüyordu. Ana-babamız bizi öper, yüzümüzü mələkərin yıkadığını söylerdi. Biz de itiraz ederdik. gece-gündüz çiçekleri yıkayıp.

Tütünün kokusu, gün doğmadan önceki parlaklık, demlenmiş çaydan çıkan buğu çalışmanın ibadet olduğunu hatırlatırdı. Bizim aile sabah erken kalkmaktan şikayet etmezdi. Kalbimde derdim: "Anam, babam işlemeyi çiçeklerden öğrenirler, akşam onlar gibi kapanıp, sabah erkenden uyanıp açılıyorlar."

Atıştırmalıktan sonra mutfak kacağı kardeşimle eve giderdik. Babam biraz orada kalmayı severdi. Biz kuş civiltilərini dinleye-dinleye çiçeklerin etrafında koşar, şarkı söylerdik.

Bir sabah yine gece gündüz çiçeklerinin açacağı anı görmek arzusu ile uykudan uyandık. Su pompası başına indik. Gece-gündüz çiçekleri henüz açmamış. Şaşırıp kalmıştık. Gözümüzün önünde açacaktılar! Gözledik. Sabırla, umutla. Güneş dağların arkasından altın başını gösterene dek bekledik. Kalbimizde bir şey bir şey eridi, renkler solğunlaşdı.

Çiçekler açmıştıı.

Babamın yanına koştuk. Ne tarlada, ne evde kimse vardı. Telaşa düştük. Su pompası yanına düştük bekledik, bekledik.

Halen gözləməkdəteyim: yumulan gece gündüz çiçekleri açacak ve babam tahta merdivenden pompasına başına inecek, biz de yüzümüzü yumacağız.

Her Vakit -   [850]

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı
Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Email:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde hervakit.com sitesinin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Güzel Sözler Haberleri

  • En Güzel Cuma Mesajları sözleriEn Güzel Cuma Mesajları sözleri

    Cuma günü, müminlerin bayramıdır. Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma gününde; sevdikleriniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla paylaşacağınız anlamlı cuma mesajları sizler için bu sayfada

    10.09.2015 16:48
  • Uykumu Alım Birazda Unutmak LazımUykumu Alım Birazda Unutmak Lazım

    Saat kaç olursa olsun beni rahatsız edebilirsin, telefon edip arayabilirsin, ancak açıp nezaketle konuşmam artık .. Mesaj atabilirsin, susaram senin bir zamanlar ihmâl ettiğin gibi .. Önceki kadar sert de değilim ..

    31.08.2015 23:33
  • Yalan Bir Sevgiymiş DemekYalan Bir Sevgiymiş Demek

    Sevdim, çok sevdim .. Deliler gibi .. Bağlandım, bir gün olsun bile sensiz olmadım.. Her saniye seni düşündüm, her saniye ..

    23.08.2015 18:21
  • Ey hayat sen ne garipsinEy hayat sen ne garipsin

    Hayat deyince bence akla sadece bunlar gelir, yaşamla ilgili fikirlər. Çünkü yaşam hakkında başka hiçbir şey bilmiyoruz? Düşünüyoruz, ancak yine de sorularımıza cevap bulamıyoruz.

    22.08.2015 14:43

Video Galeri

Öne Çıkan Haberler

  • Avrupa'nın En Kirli AdamıAvrupa'nın En Kirli AdamıKış gecelerinde Ludwig şaxtadan korunmak için sıcak külün içinde yatıyor .
  • İlhame Bedelova'nın Türkiye'deki Oyunculuk Faaliyetiİlhame Bedelova'nın Türkiye'dekiATV tele kanalının sunucusu İlhame Bedelova Türkiye'deki oyunculuk faaliyeti hakkında konuştu.
  • Okul Eğitim Siteleri Neden Güncellenmez?Okul Eğitim Siteleri NedenMilli Eğitim Bakanlığı'nın en yararlı faaliyetlerinden birisi şüphesiz tüm okullara bir web sitesi yapmasıdır.
  • Üstad Bediüzzaman Said Nursi'den Gençlere MesajlarÜstad Bediüzzaman SaidBediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur külliyatının bir çok bölümünde gençlere yer vermişti. Gençlik dinamizmin tehlikelerine dikkat
  • Rüya Bitti Son Buldu O HayatRüya Bitti Son Buldu O Hayatİnsanların mutlu olduğu bir dünyaydı o dünya. Kavgadan,nefretten ve kinden uzaktı. Analar ağlamıyordu o dünyada ve çoçukların

Son Eklenenler